Kuran'daki Dualar

Information

This article was written on 07 Nov 2012, and is filled under Dua.

Duaları Okurken

Allah’ın dini, Kuran’ın indirilmesinin bitişiyle Peygamberimiz hayattayken tamamlanmıştır:

Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlamıştır. (6 Enam [Davar] Suresi 115)

Kuran dinin bütün ayrıntılarını kapsamaktadır:

Bu kitabı sana her şeyin açıklayıcısı, doğru yola iletici, rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik. (16 Nahl [Arı] Suresi 85)

Kuran, inananlara mükemmel bir şekilde rehberlik eder, inananların dini kaynak olarak Kuran dışında bir kitaba ihtiyaçları yoktur:

Kendilerine okunan bu Kitap’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve bir hatırlatma vardır. 29 Ankebut [Dişi Örümcek] Suresi 51

Kuran’ın okunması, anlaşılması, üzerinde düşünülmesi Kuran’ın bir emridir:

Neden Kuran’ın anlamını iyice düşünmüyorlar? Yoksa kalpleri mi kilitli? 47 Muhammed Suresi 24

Bu ise ancak Kuran’ı herkesin anladığı dilde okumasıyla mümkündür. Kuran’ı anlamayan kimse Kuran’dan öğüt alamaz, Kuran’ın hatırlatıcı özelliğinden yararlanamaz, Kuran’daki bilgileri, hükümleri öğrenemez ve Kuran’ın Kuran’ı düşünme emrini yerine getiremez. Bunları göz önünde bulundurarak Kuran ayetlerinin çevirisinde iki noktaya çok titiz davranmaya çalıştık.

1- Kuran ayetlerini tercüme ederken hiçbir yorum katmamaya, Kuran’ın orijinal anlamını aktarmaya her şeyden daha çok dikkat ettik. Kuran’ın emirlerinin yerine gelmesi ve Kuran’ın doğru anlaşılması için bu olmazsa olmaz şarttır.

2- Kuran ayetlerini en anlaşılır konuşma diliyle tercüme etmeye çalıştık. Böylece Kuran’da geçen Arapça kavramları bilmeyenler, yeni Kuran okumaya başlayanlar, ilkokul,lise yıllarındaki genç nesil de Kuran’ı anlayacaktır. Bunu yaparken anlaşılmaz Osmanlıca ve Arapça’dan da, kullanılmayan öz Türkçe kelimelerden de kaçındık. Çünkü bizim hedefimiz çeviride belli bir dil politikasını izlemek değildi; en anlaşılır şekilde Kuran ayetlerini tercüme etmekti. Örneğin Arapça kökenli “akıl” kelimesi de, öz Türkçe “us” kelimesi de aynı anlamı ifade etmek için kullanılırken, biz daha yaygın kullanıldığını gözlemlediğimiz “akıl” kelimesini seçtik. Fakat bazı çevirmenlerin Arapça’sını aynen bıraktıkları “zikr” kelimesini “hatırlatma”, “gafur” kelimesini “affedici”, “hidayet” kelimesini “doğruya iletme” olarak çevirdik.

Kuran bize kendisini Doğruya İletici (Hidayet), Öğüt (Meviza),Hatırlatıcı (Zikr), Ayırıcı (Furkan), Işık (Nur) olarak tanıtmaktadır. Kuran’ın bu sıfatlarının ifade ettiği anlama uygun olarak, Kuran’ı orijinaline sadık kalarak ve en anlaşılır şekilde tercüme etmek olmazsa olmaz şarttır. Bazıları Kuran’ın tercümesinden ve namaz, dua gibi ibadetlerde bu tercümelerin kullanılmasından rahatsızlardır. Kuran’ın tercümesine karşı yüzlerce yıl savaşan, beş yüz yıllık Osmanlı tarihinde halka Kuran’ın tercümesini okutmayan, insanları “din adamı” etiketiyle sunulan bazı şahıslara mahkum etmeye çalışan bu zihniyet hala faaliyettedir. Bu zihniyet Kuran’ın tercümesini engellemekten ümidini kesmiştir. Fakat Kuran’ın tercümelerine uydurma yorumlar sokmak ve Kuran’ın tercümesinin namazlarda, dualarda kullanılmasını engellemek için çabalar sürmektedir.

Namaz Allah’ı hatırlamak amacını güden bir ibadettir. Kuran’da bu şöyle anlatılır:

Bana kulluk et ve beni hatırlamak için namaz kıl. 20 Taha Suresi 14

Allah’ı nasıl anacağımız en güzel şekilde Kuran’da açıklandığı için elbette namazda Kuran okumak çok güzeldir, fakat Allah’ın “namazda Kuran okuyun” diye bile emri yokken, illaki “Namazda sadece Arapça Kuran okunabilir.” diye ısrar hiçbir mantığa sığmaz. Allah bütün dilleri bilir. Kişi isteğini, derdini ancak anladığı dilde ifade edebilir, anladığı dilde ne dediğini bilerek Allah’ı yüceltebilir., tövbe edebilir. Bu yüzden kişilerin ana dilde ibadet etmesi; bizce sadece bir izin, bir ruhsat değil ,aynı zamanda Allah’ın emirlerinin ve isteklerinin yerine daha iyi bir şekilde gelmesi için şarttır.

Gerek namazın içinde, gerek namazın dışında dua çok önemli bir ibadettir:

De ki “Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?” 25 Furkan [Ayırıcı] Suresi 77

Dua eden kul Allah’ın kendisine çok yakın olduğunu bilir ve isteği ,derdi, sorunu için Allah’a yönelir:

Kullarım, Beni sana soracak olurlarsa, gerçektende Ben pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm. Öyleyse onlarda bana cevap versinler ve Bana inansınlar ki doğruya erişsinler. 2 Bakara [Sığır] Suresi 186

Birçok kişinin gerek namazda, gerek namaz dışında Allah’a dua etmek için, Kuran’daki duaları öğrenmek istediklerine tanık olduk. Bu yüzden Kuran’da geçen duaları ve namazın içinde veya namazın dışında Allah’ı yüceltmek için kullanabileceğimiz ayetlerin bir kısmını bu ufak kitapçığın ilk bölümünde topladık. Hedefimiz bu kitapçığı bir çok kişinin cebinde taşıması; gerek namaz kılarken, gerek başka bir durumda içindeki ayetleri kitapçığı açıp okuyabilmeleridir. Böylece bu kitapçığın; rehberimiz, rahmet, müjde olan Kuran’la iç içe olmamıza ufakta olsa bir katkısının olmasıdır.

Kitabımızın ikinci bölümünde Kuran’dan on sure tercüme ettik. Ufak bir cep kitapçığı tasarladığımız için hacmimiz ancak buna imkan tanıyordu.

Kitabımızın üçüncü bölümünde ise çok sık okunan “Yasin” süresini tercüme ettik ki bu muhteşem surenin Türkçe’sini de herkes öğrenebilsin.Özellikle bu surenin 70. ayetini çok dikkatli okuyun:

Diri olanları uyarması ve inkarcıların üzerine sözün gerçekleşmesi içindir. 36 Yasin Suresi 70

Kuran’ın diriler için olduğunu söyleyen bu surenin diriler tarafından anlaşılmaya çalışılması yerine ,ölülere hediye için kullanılması ne kadar da ilginçtir!

Kitabımızın dördüncü bölümünde Allah hakkında, Kuran hakkında ve inananların özellikleri hakkında bazı ayetleri seçip okuyucuya Kuran bilgisi vermeye çalıştık.

Kitabımızın beşinci bölümünde ise “Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize” kitabında ve “www.mucizeler.com” internet sitesinde ayrıntılı şekilde işlediğimiz, Kuran’ın bilimsel mucizelerini oluşturan ayetlerin, bir kısmını aktardık. Bu konuyla ilgilenenlere ayrıntılı bilgi için “Kuran Hiç Tükenmeyen Mucize” kitabımızı mutlaka öneriyoruz. Kuran bir yandan öğüt verip, rehberlik ederken,bir yandan da Allah’ın gönderdiği kitap olduğunu ve iddiasının doğruluğunu kendi içindeki mucizeleri ile (kendi kendisiyle) ispat etmektedir:

De ki “Eğer bütün insanlar ve cinler bu Kuran’ın bir benzerini oluşturmak için toplansalar ve bu konuda birbirlerine destek olsalar bile, onun bir benzerini meydana getiremezler.” 17 İsra [Gece Yürüyüşü] Suresi 88

Comments are closed.

Recent articles

Recent comments

?>